harry kewell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
harry kewell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2010 Salı

Harry Kewell'ı Göndermek





Bugün Galatasaray Yönetimine kimsenin okumayacağını bile bile yolladığım mailin bir kopyası ve şahsi yorumlarımdır.

Selamlar;

Kimsenin okumayacağını bilsem de size bu maili atmak istedim. 21 yıldır her şart altında Galatasaray'ı destekleyen,yenildiğinde kahrolan, sevinçlerinde ortak olan, harçlıklarından arttırıp her fırsatta İstanbul'a maça gitmeye çalışan, her sene GS Store'dan bir ton şey alan, ve en önemlisi hem babası hem amcası Galatasaray Lisesi mezunu olan biri olarak yazıyorum.

3 Yaşından beri liseli büyüklerim bana Galatasaray'lı olmak için ADAM olmayı, VEFALI olmayı, OMUZ OMUZA durabilmeyi gerektirdiğini söylediler ve böyle yetiştirmeye çalıştılar. Dışarıda rakip taraftarların Galatasaray'ın ne kadar vefasız bir camia olduğunu söylemelerinden sıkıldık artık. Fakat bunu değiştirmek için hiç bir şey yapmıyoruz hatta üstüne daha fazla vefasızlık katıyoruz. Harry Kewell'ı yollamak ta bunun bir örneği. Kewell milyonlarca euro döküp sahada sadece dolaşan "BREZİLYALILAR" dan daha VEFALI bir ADAM ve onun bize OMUZUMUZA en çok ihtiyacı olduğunda bunu ona vermiyoruz.

Elinizi vicdanınıza koyun ve kendinizi Şampiyonlar Ligi Şampiyonu yabancı bir oyuncu olarak hayal edin. HANGİNİZ HAMBURG MAÇINDA STOPER OYNARDI? "Kewell from Galatasaray" dedirtmekle olmuyor, onun gerçekten "GALATASARAY"'dan olduğunu ona göstermemiz gerekiyor. Eğer gerçekten medyanın yazdığı çizdiği gibi bir şey varsa gerçek bir Galatasaray taraftarı olarak diyorum ki..."YAPMAYIN"!

Saygılarımla
Metehan İğneci





Daha öncede yazdım neden bu Avustralyalıyı bu kadar çok seviyoruz diye.Tekrar geçmeyeceğim üstünden hiçbirinin ama Galatasaray taraftarı 19'dan şampiyonluklar getirmesini,her maç goller atmasını beklemiyor. Biz onun duruşunu,ADAMLIGINI, forması için herşeyini ortaya koyuşunu, yedek klubesinde surat asmamasını, genç futbolcularla paslaşmasını devre aralarında, hırsını,yeniden doğuşunu sevdik... Sadece Galatasaray için, Sami Yen için değil, Türk futbolu için bir şanstır Kewell ve sanırım kıymetini bilemeyeceğiz yine...Rakip takım taraftarı Türk Futbolu ve oynadığı klupten gidince söylemediğini bırakmayan adamları dergisinin kapağına taşıyorsa, stadın ortasında omuzlarda dolaştırıyorsa eğer Türkiye'nin en büyük taraftarına gerekirse Florya'nın önünde sabahlamak yakışır...

Hani bazen anlar vardır gidenin arkasından hiçbir şey yapamazsanız sadece gülümsersiniz ya iyiliğini isteyip, istemiyoruz Kewell'da öyle olsun. Bakmayalım arkasından iyi dileklerle...3 yıl daha söyleyelim Daddy Cool'u varsın bir sene şampiyonluk gelmesin, varsın Athletico Madrid'i geçemeyelim.. Ama VEFALI olalım ADAM olalım OMUZ OMUZA duralım...Unutmadan Kewell Galatasaray'a gelirken belki bir daha Leeds şehrine girememeyi bile göze aldı. 2 ay beklemeyi göze alamıyorsak yazıklar olsun alayımıza...

5 Ocak 2010 Salı

Harry Harry Kewell...




Harold Harry Kewell 1978 Sydney gibi wikipediamsı bilgilerden uzak durarak bu adamı neden bu kadar sevdiğimizi anlatmaya çalışacağım. Leeds United'dayken o zamanların bir nevi "wonderkid"iydi Kewell, 2000 deki Elland Road daki maçta sinirlerine hakim olamayıp atılmasına rağmen gariptir küfretmedi Galatasaray taraftarı ona. 2005 te istanbul da karşılaştık yine Harry'le 23.dakikada sakatlanıp çıktığında Final'den yüzünde ağlamaklı bir ifadeyle futbol izleyicilerinin eminim hepsi bir lanet etmiştir televizyonun başında. O olmasa da Liverpool; Miracle of İstanbul'u gerçekleştirdi ve 2007 de gece yarısı galatasaray resmi sitesine girdiğimde arka arkaya 12 kere f5 tuşuna basarak inanmaya çalıştım gerçekten boynunda sarı kırmızı atkı olan cocugun o Avustralyalı olduğuna.Hagi'den beri ilk kez birinin formasını almak istedim o günden sonra.

Yıldız futbolcular bana göre 3 ayrılır. 1.si takımın her atağında gol atmasını her atağında asist yapmasını kısacası skora katkı da bulunmasını beklediklerinizdir tuttuğunuz takım ne kadar büyük olursa olsun bknz Madrid-Ronaldo, Messi-Barça gibi, 2.tip yıldız oyuncu ise sahada varlığını görmenizin yettiği adamlardır, genelde takımın göz bebeği olmazlar ama ordalardır ve haklarını sahadayken ödersiniz.. 2000 li efsane Galatasarayımız da ki Taffarel gibi. 3.tip yıldız futbolcu yıldız oldukları ancak gittikten sonra yerine bir adam monte etmek için bağımsızlığını yeni ilan etmiş bir bilmem kaçıncı dünya ülkesinin bedeli kadar para ödemek zorunda kaldıklarınızdır.Bu 3 tarz futbolcular maç içinde göze batmaz, ilk yanlış haraketleri uğultuyla karşılanır tabı burada bahsetmek istediğim "Hagi vurdu 10 tane çıt yok Hasan bir tane vurdu Auugg" değil. Suat Kaya, Tugay Kerimoğlu falan gibi mevkiden kaybeden futbolcular.

Harry Kewell yukarıda ki yıldız oyuncu etiketlemelerinin hepsine birden sahip dünyada ki sayılı futbolculardan biridir bize göre ve bir sonraki hamleyi öngörme yeteneğine sahipdir bunun nedeni şu haraket değildir elbet sadece : 

Daha ilk maçında Kayserispor önünde Hasan Şaş'ın belkide son 5 senedir yaptığı en güzel ortayı soldan takip edişi Harry'nin cebinde neler taşıdığının en güzel göstergesiydi. Harry Kewell'ı seviyoruz çünkü o stoper oynayabilecek kadar egoları saçmalamamış bir futbolcu, seviyoruz çünkü takımı için "60. dakkayı çıkartmaz" diyenlere inat mücadele eden bir futbolcu.

İmzala şu kontratı çocukları Robert Kolej'e ben yollayacağım be Kewell..